Hazreti Âdemin Kabe-i Muazzama’yı İnşaası

Hazreti Âdem (a.s.), ağlayarak Allâhü Teâlâ’ya şöyle yalvardı “Ya Rabbi, ben cennette iken Arş-ı Âlâ’yı ve Beyti Mâmur’u tavâf eden meleklerin tesbihlerini, zikirlerini ve güzel seslerini duyarak lezzetleniyordum. Şimdi ise bu nimetlerden mahrumum ve bundan dolayı çok müteessirim”. Cenâb-ı Hak, “Yâ Âdem, benim yeryüzünde bir haremim var, Oraya git, benim için bir ev bina et. Meleklerin, Beyt-i Mâmûr’un etrafını tavâf ettikleri gibi, sen de tavâf et ki meleklerin tesbihlerini, zikirlerini ve güzel seslerini duyabilesin. O mekanda senin ve evlatlarından benim
emrim üzere olanların duâlarını kabul, günahlarını da af ederim.” diye vahyetti. Beytullah’ın inşâsı ve tavâfı ile emir olunan Âdem (a.s.), musahhar bir rüzgarla bir meleğin refâkatinde Harem-i Şerîf’in bulunduğu yere geldi. Ayak bastığı her yer bilahare şehir oldu. Cibrîl-i Emîn ile Kâbe’nin temellerini açtı. Kendisine yardım eden diğer melekler, otuz kişinin kaldıramayacağı büyüklükteki taşları temele yerleştirdiler. Hz. Âdem beş dağ (Tûr-i Sîna, Lübnan, Tûr-i Zeytûn, Cûdî ve Hirâ’)dan getirilen taşlarla Beytullah’ı inşâ etti. Cebrâil Aleyhisselam, Hazreti Âdem’i (a.s.) Arafât’a götürüp, menâsik-i haccı (haccın amellerini) gösterdi. Bu sırada Havvâ Vâlidemizle Arafât’ta buluştular. Berâberce Müzdelife’ye geldiler ve Mekke-i Mükerreme’ye geldiler. Kâbe-i Muazzama’yı tavâf ederken melekler ile karşılaştılar. Melekler: “Ey Âdem! Allâhü Teâla haccını mebrûr ve sa’yini meşkûr eylesin. Bizler zât-ı âlînizden iki bin sene evvel bu beyt-i şerîfi hac ve tavâf etmiştik” dediler. Âdem Aleyhisselam, Melâike-i Kirâm’a: “Sizler bu beyti tavâf ederken ne okurdunuz?” diye sordu.
Onlar da:


Sübhânallâhi vel-hamdü lillâhi velâ ilâhe illallâhü vellâhü ekber. diye tavâf ederdik, dediler. Hz. Âdem onlara bundan sonraki tavâflarınızda:

Velâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi, kelimelerini de okuyunuz buyurdu. Kendisine af müjdesi verilen Âdem (a.s.) Mevlâya şöyle nazlandı “Ya Rab her iş yapana bir ücret ihsan edersin, Âdem kulun Kâbe’yi bina etti, acaba ona ne ihsan edersin?” Cenâbı Hak “Yâ Âdem, seni affettim. Yeter mi?” Âdem (a.s.) “Ya Rabbi, senin hazinen genişdir, biraz ziyâde et.” dedi. Cenâbı Hak “Yâ Âdem, senin evlatlarından bu beytimi ziyâret edenleri de affettim yeter mi?” buyurdu. Âdem (a.s) “Yâ Rabbi, senin rahmetin bol, biraz daha ziyâde et.” dedi. Mevlâmız da: “Yâ Âdem, senin evlatlarından bu beytimi ziyârete gelenler, gelmeyenlere duâ ederse onları da affettim. Yeter mi?” buyurdu. Memnun olan Hz. Âdem, “Hasbî, hasbî” (bu bana kâfi yâ Rabbi) dedi. Âdem aleyhisselâm, Havvâ Vâlidemizi de yanına alarak Hindistan’ın Serendip (Srilanka) Adasına geri döndü. Hz. Âdem; bir rivâyete göre 40, bir rivâyete göre de 70 defa hac yaptı.
(Mirâtü-l Haremeyn c.1, s.51)
Âdem aleyhisselam 1000 yaşında vefât etti ve Ebû Kubeys Dağı’na defnedildi. Havv Vâlidemiz de 1001 yaşında vefât edip, Cidde’de defnedildi.