Büyük Balkan Turu
ile Uçuş
1. GÜN: İSTANBUL - PRİŞTİNE - PRİZREN - ÜSKÜP
stanbul Havalimanı Dış Hatlar Terminali önünde buluşuyoruz. Valiz ve pasaport işlemlerimizin ardından THY İstanbul – Priştine seferi ile Kosova’nın başkenti Priştine’ye ulaşıyoruz.
✈️ İstanbul – Priştine uçuşu (652 km, ~1 saat 40 dakika) Havalimanında bizleri bekleyen özel otobüsümüze yerleşiyor ve Kosova’daki ziyaretlerimize başlıyoruz.
🚌 Priştine – Mazgit (22 km, ~20 dakika) İlk durağımız, bu topraklarda şehit olan Sultanımız I. Murad Hüdavendigâr’ın türbesi. Yaklaşık yarım saatlik bir yolculuğun ardından Meşhed-i Hüdavendigâr’a varıyoruz. Şehit sultanımızı ziyaret ettikten sonra II. Abdülhamid Han tarafından aynı yere yaptırılmış konuk evini de ziyaret ediyor; buradaki müze-galeriyi görüyor ve Osmanlı’nın Balkanlar’daki en güzide şehirlerinden biri olan Prizren’e hareket ediyoruz.
🚌 Priştine – Prizren (~88 km, ~1 saat 10 dakika) Yaklaşık bir saatlik yolculuğun ardından Şar Dağları’nın eteklerine kurulmuş muhteşem Prizren şehrine adım atıyoruz. Prizren’de göreceğimiz ilk eser, Fatih Sultan Mehmet Han döneminde inşa edilen ve fethin en kıymetli sembollerinden biri olan Namazgâh. Namazgâh’ın görülmesinin ardından Prizren merkezinde güne hafif bir kahvaltı ile devam ediyoruz. 🍽️ Sabah kahvaltısı – Prizren Kahvaltı ikramımızın ardından şehrin içine adım attıkça Balkanlar’ın en muhteşem üç hamamından biri sayılan Mehmed Paşa Hamamı bizi zarafetiyle karşılıyor; kubbelerinin altında yüzyılların yankısı hâlâ hissedilen bu zarif yapı, adeta şehrin hafızasını taş duvarlarında saklıyor. Ak Drin Nehri’nin iki yakasını asaletle birleştiren Taş Köprü ise yalnızca bir geçiş noktası değil; adeta taşa işlenmiş bir şiir gibi uzanıyor önümüzde. Asırların derin sükûnetini sunan Halvetî Tekkesi; mimarî ihtişamı ve zarif siluetiyle Sinan Paşa Camii ise Prizren semalarında bir imza gibi yükseliyor. Prizren gezimizin ardından bir kahve molası ve güzel bir fotoğraf arası veriyor, sonra Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’e doğru hareket ediyoruz.
🚌 Prizren – Üsküp (160 km, ~2 saat)
Üsküp’e varışımızla birlikte yerel bir restoranda akşam yemeğimizi alıyor; sonrasında istirahat için otelimize geçiyoruz.
🍽️ Akşam yemeği | 🏨 Konaklama: Üsküp
2. GÜN: ÜSKÜP - MATKA KANYONU - KALKANDELEN - OHRİD
🍽️ Sabah kahvaltısı otelde
Otelde alacağımız sabah kahvaltısının ardından Üsküp’ü keşfetmeye başlıyoruz. Osmanlı Devleti’nin beş asırdan uzun süre hüküm sürdüğü, Vardar Nehri’nin ikiye ayırdığı bu muazzam şehir; geçmiş ile bugünü, Doğu ile Batı’yı aynı manzarada buluşturan zarif bir Balkan başkentidir.
🚩 Yürüyüş Turu ve Serbest Vakit
Şehri adım adım keşfederken ilk durağımız, Üsküp’ün fatihi Paşa Yiğit Bey’in Türk Çarşısı’nın tam kalbindeki mütevazı fakat anlam yüklü kabri oluyor. Ardından Üsküp’ün yüzyıllar boyunca bölgenin en önemli ticaret merkezlerinden biri olmasına katkı sağlayan tarihî hanları görüyoruz: Kurşunlu Han’ın vakur taş duvarları, Sulu Han’ın rengârenk atmosferi ve Kapan Han’ın ticari geçmişi bizleri adeta zamanda bir yolculuğa çıkarıyor.
Programımızın devamında Murat Paşa Camii ve Mustafa Paşa Camii’nin zarif mimarisiyle buluşuyor; İsa Bey Hamamı ve Davut Paşa Hamamı’nın Osmanlı şehir hayatındaki sosyal dokuyu nasıl şekillendirdiğini yerinde hissediyoruz. Şehrin yüksek noktasında konumlanan Üsküp Kalesi’nden ise Vardar’ın iki yakasına yayılan manzarayı izleyerek Üsküp’ü kuşbakışı seyrediyoruz.
Vardar Nehri’nin iki yakasını asırlardır birleştiren Fatih Sultan Mehmet Taş Köprü ise sadece bir mimari eser değil; medeniyetlerin, kültürlerin ve hatıraların birbirine kavuştuğu tarihî bir sembol olarak karşımıza çıkıyor.
Rehberimizin anlatımları eşliğinde Üsküp’ü tüm yönleriyle keşfettikten sonra Balkanlar’ın en güzel tabiat harikalarından biri olan Matka Kanyonu’nu görmek üzere yola çıkıyoruz.
🚌 Üsküp Merkezi – Matka Kanyonu (15 km, ~30 dakika)
Matka Kanyonu’nda rehberimiz eşliğinde kısa bir yürüyüş yapıyoruz. Ardından arzu eden misafirlerimizle kanyonda 20 dakikalık keyifli bir tekne turu gerçekleştiriyoruz. Dileyen misafirlerimiz ise bu muhteşem atmosferde yürüyüş yaparak manzaranın güzelliğinde istifade edebilir. Buradaki etkinliğimizin ardından Kuzey Makedonya’nın en renkli camisini barındıran Kalkandelen (Tetovo) şehrine doğru hareket ediyoruz.
🚌 Üsküp – Kalkandelen (Tetovo) (~43 km, 42 dakika)
1495 yılından günümüze uzanan rengârenk Alaca Camii’ni ziyaret ediyoruz. Rehberimizin anlatımıyla cami ziyaretimizin ardından Ohrid’e doğru yola çıkıyoruz.
🚌 Kalkandelen – Ohrid (~140 km, 2 saat 30 dakika)
Ohrid’e gelişimizle birlikte Ohrid Gölü kenarında sakin ve huzurlu atmosferiyle güzel bir restoranda akşam yemeğimizi alıyoruz. Yemeğin ardından istirahat için otelimize geçiyoruz.
🍽️ Akşam yemeği | 🏨 Konaklama: Ohrid
3. GÜN: OHRİD
🍽️ Sabah kahvaltısı
Otelde alacağımız kahvaltının ardından Balkanlar’ın incisi Ohrid’i ve eşsiz gölünü keşfetmeye başlıyoruz.
Makedonya ile Arnavutluk arasında uzanan Ohrid Gölü, Avrupa’nın en eski ve en derin göllerinden biri olarak adeta yaşayan bir tabiat müzesidir. 288 metreyi bulan derinliği, berraklığıyla neredeyse içini gösterecek kadar şeffaf suları ve çevresini kuşatan dağ silsileleriyle muhteşem bir manzara sunar. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bu eşsiz tabiat harikası, sadece güzelliğiyle değil, barındırdığı endemik canlı türleriyle de bilim dünyası için büyük önem taşır.
🚌 Ohrid – Naum (50 km, ~1 saat gidiş) Sabah ilk durağımız gölün kaynak noktası. Burada Ohrid Gölü’nü besleyen berrak kaynak sularını görüyor, nehrin sessiz ama güçlü akışına şahit oluyoruz. Yeşilin ve mavinin iç içe geçtiği bu huzurlu atmosfer, Balkan coğrafyasının en huzur dolu manzaralarından birini sunuyor.
Şehir merkezine döndüğümüzde, taş sokakları ve geleneksel dükkânlarıyla Ohrid Çarşısı’nı geziyoruz. El emeği ürünler, inci takıları ve yerel lezzetler arasında kısa bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz.
🚌 Naum – Ohrid Tarihî Şehri (30 km, ~40 dakika)
🚩 Yürüyüş Turu ve Serbest Vakit
Tarihî Ohrid şehri, adeta Safranbolu’yu andıran Osmanlı mimarisiyle bezeli cumbalı evleri ve Ohrid Gölü’nün harika manzarası eşliğinde bizi karşılıyor. Taş sokaklarında yürürken her köşe başında tarihin izine rastlıyor, gölün mavisiyle ahşap evlerin sıcak tonları arasında zarif bir uyuma şahit oluyoruz.
Şehri keşfimize Tarihî Çınar Meydanı’ndan başlıyor; yüzyıllardır gölgesinde nice hikâyeler barındıran bu meydanda Ohrid’in gündelik hayatını gözlemliyoruz. Ardından manevî atmosferiyle huzur veren Halvetî Tekkesi’ni ve zarif mimarisiyle dikkat çeken Ali Paşa Camii’ni ziyaret ediyoruz.
Sonrasında tarihî surların içinden geçerek kale bölgesine ulaşıyor, şehri yukarıdan selamlayan bu kadim mekânda Ohrid’in panoramik güzelliğini seyrediyoruz. Ayasofya Camii, mimarî dokusu ve tarihî katmanlarıyla ziyaretimizin en kıymetli duraklarından biri oluyor. Osmanlı’dan miras kalan ve geleneksel üretim yöntemlerini günümüze taşıyan Kâğıt Atölyesi’nde ise geçmişin zarif el sanatlarına yakından tanıklık ediyoruz.
Bu muhteşem şehirde fotoğraf çekmek ve alışveriş yapmak için vereceğimiz serbest zamanın ardından akşam yemeğimizi almak üzere restoranımıza hareket ediyoruz. Keyifli bir yemeğin ardından dinlenmek üzere otelimize geçiyoruz.
🍽️ Akşam yemeği | 🏨 Konaklama: Ohrid
4. GÜN: OHRİD - STRUGA - ELBASAN - TİRAN - İŞKODRA - PODGORİCA
🍽️ Sabah kahvaltısı Sabah otelde alacağımız kahvaltının ardından Ohrid’e ve göl manzarasına veda ediyor, Balkan coğrafyasının bir başka kıymetli durağı olan Arnavutluk’a doğru yola çıkıyoruz. Sınır geçişimizin ardından tarih boyunca Via Egnatia üzerinde önemli bir durak olmuş Elbasan üzerinden başkent Tiran’a doğru ilerliyoruz. Yol boyunca Balkan Dağları’nın zarif silueti, kıvrılarak uzanan yollar ve kırsal yerleşimlerin sade güzelliği bize eşlik ediyor.
🚌 Struga – Elbasan (~145 km | yaklaşık 2 saat 30 dakika) Tiran’da Osmanlı döneminde inşa edilen çok sayıdaki camiden günümüze ulaşabilmiş tek eser olan Ethem Bey (Alaca) Camii, zarif süslemeleri ve ince işçiliğiyle şehrin en kıymetli mimari miraslarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Caminin duvarlarını bezeyen renkli kalem işleri ve pastoral tasvirler, klasik Osmanlı üslubunun Balkan yorumu niteliğinde. Hemen yanında yükselen Tarihî Saat Kulesi, şehrin siluetine karakter kazandırırken; geniş ve hareketli İskender Bey Meydanı ise Arnavutluk’un kalabalık bir merkezi olarak bizleri karşılıyor.
Meydanda vereceğimiz serbest zamanın ardından kuzeye, İşkodra’ya doğru hareket ediyoruz.
🚌 Tiran – İşkodra (~94 km, 1 saat 30 dakika) Yol boyunca Balkanlar’ın en önemli su yollarından olan Drin ve Boyana nehirlerinin manzaraları bize eşlik ediyor. Geniş yatakları, bereketli vadileri ve doğal güzellikleriyle bu iki nehir, Arnavutluk coğrafyasının hem ekonomik hem de kültürel damarlarını oluşturuyor.
İşkodra’ya varışımızın ardından şehre hâkim bir tepede tüm ihtişamıyla yükselen Rozafa Kalesi’ni panoramik olarak görüyoruz. Kaleye çıkmadan, eteklerinden ve uygun seyir noktalarından bu heybetli surları izliyor; nehirlerin oluşturduğu geniş ova ve Adriyatik’e uzanan manzarayı fotoğraflıyoruz.
Ardından panoramik İşkodra turumuza devam ediyoruz. Osmanlı’nın son döneminde Balkanlar’ı müdafaa eden Hasan Rıza Paşa’nın kahramanca savunduğu bu kadim beldeyi rehberimizin anlatımları eşliğinde tanıyoruz. 1912–1913 İşkodra Müdafaası’nın izleri, şehrin tarihî dokusunda ve hafızasında hâlâ hissediliyor.
Gün boyu süren keşiflerimizin ardından akşam yemeğimizi almak üzere restoranımıza geçiyoruz. Yemeğin ardından dinlenmek ve ertesi günkü programımıza hazırlanmak üzere otelimize geçiyoruz.
🍽️ Akşam yemeği | 🏨 Konaklama: İşkodra
5. GÜN: PODGORİCA - BUDVA - KOTOR - MOSTAR
🍽️ Sabah kahvaltısı
Otelde alacağımız kahvaltının ardından Arnavutluk’a veda ediyor, Adriyatik kıyılarının incisi ve Karadağ’ın kültür başkenti olarak anılan Kotor’a doğru yola çıkıyoruz. Yol boyunca Adriyatik’in turkuaz tonları ve dağların denizle buluştuğu manzaralar bize eşlik ediyor.
Güzergâhımız üzerinde kartpostalları aratmayan siluetiyle Sveti Stefan Adası’nın panoramik manzarasını görüyor; Orta Çağ dokusunu koruyan tarihî Budva şehrini uzaktan seyrediyoruz. Kızıl kiremitli çatıları, surlarla çevrili eski yerleşimi ve masmavi denizle bütünleşen görüntüsüyle Budva, Adriyatik kıyılarının en etkileyici duraklarından biri olarak hafızamızda yer ediyor.
🚌 İşkodra – Kotor (~130 km | yaklaşık 3 saat)
Kotor’a varışımızla birlikte UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Orta Çağ şehrini keşfetmeye başlıyoruz. Yüksek dağların denize adeta dik indiği Kotor Körfezi’nin kıyısında kurulu şehir, hem doğal hem de tarihî zenginliğiyle benzersiz bir atmosfere sahip.
Kotor şehir turumuzda üç ana kapıyla girilen ve halk arasında “Venedik Duvarları” olarak bilinen görkemli surlarla çevrili eski şehir bölgesinde yürüyüş yapıyoruz. Deniz Kapısı’ndan içeri adım attığımız anda taş döşeli dar sokaklar, küçük meydanlar ve yüzyılların izini taşıyan yapılar bizi karşılıyor.
Silah Meydanı, Un Meydanı ve Denizcilik Meydanı gibi kentin sosyal ve ticari hayatına yön vermiş önemli meydanları rehberimizin anlatımları eşliğinde geziyoruz. Venedik etkisinin belirgin şekilde hissedildiği mimari tarzı, taş konakları, zarif balkonları ve sivil mimarinin özgün örnekleriyle Kotor’un estetik bütünlüğünü yakından inceliyoruz.
Kotor gezimizin ve burada vereceğimiz serbest vaktin ardından Bosna-Hersek’in güzide şehri Mostar’a ulaşmak üzere yola çıkıyoruz.
🚌 Kotor – Mostar (~174 km, 4 saat) Mostar’a varışımızla birlikte akşam yemeği ve istirahat için otelimize geçiyoruz.
🍽️ Akşam yemeği | 🏨 Konaklama: Mostar
6. GÜN: MOSTAR - POÇİTEL - BLAGAJ - SARAYBOSNA
🍽️ Sabah kahvaltısı
Sabah otelde alacağımız kahvaltının ardından günün en berrak ve en huzurlu saatlerinde Mostar’ı keşfe çıkıyoruz. Neretva Nehri’nin zümrüt tonları eşliğinde taş sokakları ve Osmanlı izleriyle bezenmiş bu zarif şehir, Balkanlar’ın en etkileyici kültür duraklarından biri olarak bizleri karşılıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Mostar’ın tarihî merkezi, yüzyıllardır Osmanlı kültürel varlığını gözler önüne seriyor.
🚩 Yürüyüş Turu ve Serbest Vakit İlk durağımız, zarif minaresiyle şehrin siluetine incelik katan Karagöz Bey Camii. 16. yüzyılda inşa edilen bu eser, klasik Osmanlı mimarisinin Mostar’daki en görkemli temsilcilerinden biri olarak dikkat çekiyor. Ardından sade ama vakur mimarisiyle öne çıkan Sinan Paşa Camii, şehrin ruhunu yansıtan mütevazı güzelliğiyle bizleri selamlıyor.
Mostar denince akla gelen en güçlü simge elbette ki Mostar Köprüsü (Stari Most). 1566 yılında Mimar Hayreddin tarafından inşa edilen ve Neretva’nın iki yakasını zarif bir kemerle birleştiren bu eşsiz yapı, yalnızca bir köprü değil; kültürlerin buluşma noktasıdır. Savaşta yıkıldıktan sonra aslına uygun şekilde yeniden inşa edilen köprü, bugün yeniden doğuşun sembolü olarak ayakta duruyor.
Köprüye hâkim konumuyla eşsiz bir manzara sunan Koski Mehmet Bey Camii, Mostar’ı yukarıdan izlemek isteyenler için adeta bir seyir terası niteliğinde. Avlusundan bakıldığında köprünün ve nehrin oluşturduğu tablo, şehrin en etkileyici karelerinden birini sunuyor.
Şehrin sosyal hayatının kalbi olan Tabhane Meydanı ve Tabhane bölgesi, Osmanlı döneminde ticaret, üretim ve sosyal yapıların bulunduğu; bugün ise tarihî dokusunu koruyan sıcak bir atmosfer sunan özel bir alandır. Hemen ardından göreceğimiz Eğri Köprü (Kriva Ćuprija) ise Mostar Köprüsü’nün küçük ama zarif bir maketi gibi; kemer formu ve taş işçiliğiyle adeta büyük köprünün kardeşi niteliğinde.
Tarihî Mostar Çarşısı’nda vereceğimiz serbest zamanda taş döşeli dar sokaklarda dolaşıyor; bakır işlemeler, el yapımı hediyelikler ve yerel lezzetler eşliğinde şehrin otantik havasını doyasıya yaşıyoruz.
Buradaki gezi ve ziyaretlerimizin ardından günün bir diğer muhteşem durağı olan Alperenler Tekkesi’ne (Blagaj) hareket ediyoruz.
🚌 Mostar – Blagaj (Alperenler Tekkesi) (12 km, ~20 dakika)
550 yıldır varlığını sürdüren Alperenler (Blagaj) Tekkesi’ni ziyaret ediyoruz. Kaynağına hâlâ tam olarak ulaşılamamış olan Buna Nehri’nin berrak suları kıyısında yükselen bu eşsiz yapı, sarp kayalıklarla bütünleşen konumuyla adeta tabiatın kalbine kurulmuş bir huzur mekânıdır. Bölgenin İslam’la müşerref olmasına vesile olan ve Balkanlar’ı adeta mayalayan bu eşsiz mekânı ziyaret ediyoruz.
🚌 Blagaj – Poçitel (18 km, ~25 dakika) Neretva Nehri kıyısına kurulmuş tarihî Osmanlı köyü Poçitelj’e ulaşıyoruz. Taş evleri, dar ve yokuşlu sokaklarıyla bizi adeta 16. yüzyılın ortalarına götüren bu eşsiz yerleşim, kusursuz dokusuyla gerçek bir açık hava müzesini andırıyor.
Zarif Hacı Alija Camii, taş işçiliği ve konumuyla köyün siluetine incelik katarken; Şişman İbrahim Paşa Medresesi, Osmanlı ilim geleneğinin izlerini günümüze taşıyor. Tarih boyunca yolculara ev sahipliği yapan Kervansaray ve sosyal hayatın merkezlerinden biri olan Hamam, Poçitelj’in canlı geçmişini gözler önüne seriyor. Tüm bu yapıları tepeden selamlayan görkemli kule ve muhkem kale ise köyün stratejik önemini hatırlatan heybetli birer nişane olarak yükseliyor.
Poçitelj’de yapacağımız yürüyüş, tarihin taşlara sindiği bu zarif Osmanlı yerleşimini tüm yönleriyle hissetmemizi sağlıyor. Buradaki gezimizin ardından Bosna-Hersek’in başkenti, Balkanlar’ın gözbebeği Saraybosna’ya doğru yola çıkıyoruz.
🚌 Poçitel – Saraybosna (130 km, ~2 saat 30 dakika)
Akşam yemeği için yolumuz üzerindeki restoranda bir yemek molası veriyoruz. Yemeğin ardından istirahat için Saraybosna’daki otelimize yerleşiyoruz.
🍽️ Akşam yemeği | 🏨 Konaklama: Saraybosna
7. GÜN: SARAYBOSNA - İSTANBUL
🍽️ Sabah kahvaltısı
Oteldeki kahvaltımızın ardından Balkanlar’ın kalbi ve kültür başkenti olan Saraybosna’yı keşfetmeye başlıyoruz.
İlk durağımız, Bosna Savaşı’nın en çarpıcı simgelerinden biri olan Umut Tüneli. 1992-1996 yıllarında kuşatma altındaki şehrin dünyayla tek bağlantısı olan bu dar tünel, Saraybosna halkının direnişini ve hayatta kalma mücadelesini gözler önüne seriyor. Ardından doğanın huzur veren yüzüyle buluşmak üzere Vrelo Bosna Tabiat Parkı’na gidiyoruz. Bosna Nehri’nin kaynağında yer alan bu yemyeşil alan, asırlık çınarları ve berrak su yollarıyla adeta bir tabloyu andırıyor.
🚩 Yürüyüş Turu ve Serbest Vakit Sonrasında şehrin tarihî kalbi olan Başçarşı bölgesine hareket ediyoruz. Osmanlı’dan günümüze uzanan taş sokaklarda yürürken Saraybosna’nın çok katmanlı tarihine tanıklık ediyoruz. Neo-Mağribi mimarisiyle dikkat çeken Vijećnica (Belediye) Kütüphanesi, şehrin kültürel hafızasının simgesi olarak Miljacka Nehri kıyısında tüm zarafetiyle yükseliyor. Hemen karşısındaki İnat Kuća (İnat Evi) ise hikâyesiyle gülümseten bir durak oluyor.
Osmanlı döneminin izlerini taşıyan Hadžijska (Hacılar) Camii ve Hoca Durak Efendi Camii, mütevazı ama derinlikli mimarileriyle şehrin manevî dokusunu yansıtıyor. Savaşın acı hatıralarını simgeleyen ve bombaların düştüğü yerlere kırmızı reçine dökülerek oluşturulan Saraybosna Gülleri, yakın tarihin izlerini sessizce hatırlatıyor.
Ticaretin tarihî merkezi Brusa Bezistanı, kapalı çarşı geleneğinin Balkanlar’daki en güzel örneklerinden biri olarak karşımıza çıkarken; Bosna’nın en önemli mimari eserlerinden Gazi Hüsrev Bey Camii, zarif kubbesi ve geniş avlusuyla şehrin simgesi niteliğinde. Hemen yanında yer alan Kurşunlu Medresesi, Osmanlı ilim geleneğinin Saraybosna’daki güçlü temsilcilerinden biri olarak dikkat çekiyor.
1992–1996 Bosna Savaşı’nda hayatını kaybedenleri anmak üzere şehitliği ziyaret ediyor ve ardından şehrin modern tarihine ışık tutan Bağımsızlık Ateşi’ni görüyoruz.
Gezimizin ardından Başçarşı’da serbest zaman veriyoruz. Bakır atölyelerinden yükselen çekiç sesleri, taze demlenmiş Boşnak kahvesinin kokusu ve taş sokakların sıcak atmosferi eşliğinde Saraybosna’yı kendi ritmimizle keşfetme imkânı buluyoruz.
Serbest zamanın ardından belirlenen buluşma noktasında bir araya geliyor ve İstanbul’a dönmek üzere havalimanına hareket ediyoruz.
✈️ Saraybosna – İstanbul uçuşu (~1 saat 50 dakika | 896 km)
Saraybosna Havalimanı’na varışımızın ardından pasaport ve bagaj işlemlerimizi tamamlıyor, İstanbul uçağıyla bu anlam yüklü şehirden ayrılıyoruz.
Hisar Turizm, güvenli, konforlu ve kaliteli seyahat deneyimi sunar. Deneyimli ekibi ve müşteri memnuniyetine verdiği önem ile kültür yolculuklarınızı huzurlu hale getirir.
Turlarımızın tamamı uzman rehberlerimiz ve yerel klavuzlarımızla birlikte en konforlu rotaları çizecek şekilde planlıyoruz. Ters parkurlarla yahut geri dönüşlerle vaktinizi kaybetmeyin. Konforlu seyahat rotalarımızın rahatlığını yaşayın.
Namaz en büyük önceliklerimizden birisi. Bu sebeple turlarımızda namaz vakitlerini göz önünde bulundurarak ibadetlerinizin aksamaması için gayret ediyoruz.
Konaklamalı tüm turlarımızda sırt çantası, seccade ve güzel bir peksimet atıştırmalığı hediye ediyoruz.
Sağlığınız bizim için çok önemli. Konaklamalı tüm programlarımızda sizler için tam kapsamlı seyahat sağlık sigortası oluşturmaktayız.
Turlarımızın tamamı her şey dahil konsepttir. Hiçbir turumuzda ek ücret, ek tur veya ek aktivite bedeli istenmez.
Rehberlerimizin tamamı alanında uzman, profesyonel rehberlerdir. Aynı zamanda turlarımızda tur asistanımızla konforlu turun keyfini yaşayabilirsiniz.
Turlarımızın tamamında aile odaklı oteller tercih edilmektedir. Seyahat programlarımızda ailecek güvenli ve huzurlu bir seyahatin huzurunu yaşayabilirsiniz.
Danışmanı
Turlar hakkında bilgi almak detaylarını öğrenebilmek için hemen profesyonel tur danışmanımızla görünüşün!